Miyomlar, rahmin kas tabakasından köken alan, genellikle iyi huylu ve kansere dönüşmeyen kitlelerdir. Tıbbi literatürde uterin fibroid olarak da adlandırılırlar. Boyutları birkaç milimetreden başlayarak 15–20 cm’ye kadar ulaşabilir.
Miyomlar kadınlarda oldukça yaygın görülür ve özellikle doğurganlık döneminde daha sık rastlanır. 35 yaş üstü kadınların önemli bir kısmında farklı boyut ve sayılarda miyom saptanabilmektedir. Tek bir miyom görülebileceği gibi, rahim içerisinde birden fazla miyom da bulunabilir.
Çoğu miyom belirti vermeden seyredebilir. Ancak bazı hastalarda yaşam konforunu etkileyen şikâyetlere yol açabilmektedir.
Miyomların oluşturduğu şikâyetler, yerleşim yerine ve boyutuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. En sık karşılaşılan belirtiler:
• Uzun süren veya yoğun adet kanamaları
• Adet dönemlerinde artan ağrı
• Pelvik bölgede baskı ve dolgunluk hissi
• Alt karın bölgesinde şişkinlik
• Sık idrara çıkma
• Kabızlık veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
• Bazı hastalarda gebe kalmada zorlanma
Birçok kadında miyomlar tesadüfen, rutin jinekolojik muayene veya ultrason incelemesi sırasında saptanmaktadır.
Miyomların kesin oluşum nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, hormonal ve genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Östrojen ve progesteron hormonları, miyomların büyüme dinamiklerinde etkili olabilir. Bu nedenle miyomlar genellikle doğurganlık döneminde daha aktif seyredebilirken, menopoz sonrası çoğu zaman küçülme eğilimi gösterir.
Genetik yatkınlık da önemli bir faktördür. Ailesinde miyom öyküsü bulunan kadınlarda görülme olasılığı artabilmektedir.
Miyomlar özellikle:
• Doğurganlık çağındaki kadınlarda
• 30–50 yaş aralığında
• Aile öyküsü bulunan bireylerde
daha sık saptanır.
Menopoz sonrası dönemde hormon seviyelerinin azalmasına bağlı olarak miyomların büyüme hızı genellikle yavaşlar.
Miyomların tedavi planlaması tamamen hastaya özeldir. Her miyom cerrahi gerektirmez. Tedavi kararı;
• Hastanın yaşı
• Şikâyetlerin varlığı ve şiddeti
• Miyomun boyutu ve yerleşimi
• Gebelik planı
gibi faktörler birlikte değerlendirilerek verilir.
Belirti vermeyen ve küçük boyutlu miyomlarda düzenli kontrol yeterli olabilir.
Bazı hastalarda hormon düzenleyici ilaçlarla şikâyet kontrolü hedeflenebilir.
Cerrahi seçenekler hastanın beklentilerine göre planlanır:
• Myomektomi: Miyomların çıkarılması, rahmin korunması
• Histerektomi: Gerekli durumlarda rahmin alınması
Uygun hastalarda:
• Laparoskopik cerrahi
• Histeroskopik yaklaşımlar
tercih edilebilir. Bu teknikler daha küçük kesiler ve daha konforlu iyileşme süreci sağlayabilir.
Aşağıdaki durumlarda jinekolojik değerlendirme önerilir:
• Adet kanamalarında belirgin artış
• Geçmeyen kasık veya pelvik ağrı
• Karında baskı ve şişkinlik hissi
• Sık idrara çıkma
• Gebe kalmada zorlanma
Erken değerlendirme, tedavi planlamasının daha kontrollü yapılmasına yardımcı olur.
Rahim miyomları yaygın görülen ve çoğu zaman iyi huylu seyreden oluşumlardır. Doğru tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımı ile hastaların büyük kısmında şikâyetler etkin şekilde yönetilebilmektedir.
Her miyom cerrahi gerektirmez. En doğru yaklaşım, bireysel değerlendirme sonrası belirlenir.
Miyomlar, rahim kas tabakasından gelişen iyi huylu tümörlerdir.
Aşırı adet kanaması, kasık ağrısı, bası hissi ve infertiliteye neden olabilir.
Hayır, şikâyete yol açmayan miyomlar takip edilebilir.
İlaç tedavisi, histeroskopi, laparoskopi veya açık cerrahi yöntemler uygulanabilir.
Evet, özellikle rahim korunmuşsa yeni miyomlar gelişebilir.